Gümüstepe Köyü
 
GÜMÜŞTEPE KÖYÜNÜN TARİHİ

Gümüştepe "Yaplatun" nın tarihi
Yakın tarihi
Köyün coğrafi ve bitki örtüsü
Köyde işbirliği
Köyün konut durumu ve alt yapı
Köyün sosyal yapısı ve adetler - folkloru sportif faliyetleri
Köyün sorunları

Gümüştepe "Yapaltun" nın tarihi
Gümüştepe köyünün kuruluşu antik çağa kadar uzanır. Mevcut Arkeolojik araştırmalara göre köy Bizans döneminde bugünki yerleşim yerinden takriben 4 km. daha güneyde "Şekerpınarı" denilen bölgedeydi. O dönemin savaş ve saldırılara karşı korunma imkanlarının çevrenin kapalı özelliğinden alan bu alandaki hayatın ne zamanakadar devam ettiği kesin olarak bilinmemektedir. Ancak, Bizans kralı 2. Basil'in doğu Anadoluya yaptığı bir sefer arasında, buradaki Ermenilerin Kayseri ve Sivas arasındaki bölgeye naklettirilmesi üzerine 1020'de bugünkü köy kuruldu.

Kaynaklar çevreye iskan edilen Ermenilerin burada yerleşmesinden sonra Bizanslıların çevreden etkilendiği yazılmaktadır. Bizanslıların buradan çekilme olayı 1065 te Anadoluya gelen ve bu bölgeleri fetheden Büyük Selçuklu kumandanı Afşim Beyin sağladığı bilinmektedir. O dönemde Ermeniler Selçuklularla çok iyi ilişkiler içerisinde idiler. Malazgirt Zaferini takiben bölgenin Türkleşmeye başlaması üzerine, Bizanlılardan çevrede kimse kalmamıştı. Türkmenlerin çevreye yerleşmesinde Afşin Beyin bölgeyi almasıyla başlamış ve 1065 te köyün karşı yakasına bugün burada yaşayan Türkmenler iskan edilmişlerdir. Çevrede güvenlik sağlandığı için Ermenilerle Türkler burada 9 asra yakın bir zaman birlikte ve barış içerisinde yaşamışlardır.

Daha sonra dış güçlerin Ermenileri tahrik etmeleri sonucu başlayan iç Ermeni İsyanları üzerine, buradaki Ermenilerden büyük çoğunluğu kendi istekleriyle köyü terk ederek başka bölgelere, çoğunluklada ülke dışına taşınmışlardır. Ermenilerin köyü terk tarihi ise 1915'e rastlar. Bunlardan boşalan evlerede bu defa Türk Rus harbi sonucu doğudan iç Anadoluya nakledilenler yerleşmiştir.

Yakın tarihi
1916 yılında Ağrı'dan gelip köye yerleşsen Bayram SUBAŞI köy için o yıllara ait bilgileri şöyle anlatmaktadır.

"1916 yılında bizim gelmemizle köy yine şimdiki gibi iki mahalle idi. Şimdiki yerli mahallesi dediğimiz yerde Sofu Hasan Kahya, Çoban Apo, Sülolar ve Kertlekler gibi kabilelerin var olduğu söylenmektedir. Yaşlılar her ne kadar en önce SÜLOLARIN geldiğini söyleselerde İlçe Nüfus Müdürlüğündeki bilgilerden öğrendiğimize göre ilk yerleşenler bu gün ki soyadı ÇELİK olan Sofu kabilesidir.

Muhacir mahallesinde Ermeniler, Sağır köyünden Hüseyin Efendi, Hacı Melek, Arap gibi kabileler vardır.

Kurban efendi ve kabilesi köye yerleşti, 1925 te bu kabilenin bir kısmı geri döndü. Bu arada Narmanlı Mustafa Ağa ve kabilesi köye yerleşti. Onlarda fazla durmayıp geri döndüler. 1936 da Bulgar ve Romanya göçmenler ile Gümüşhane'den gelenler köye yerleşti. Daha sonra 1952 yılında yine Bulgar göçmenlerinde 10 hane köye yerleşti. 1936 yılında gelenlerle daha sonra gelen bu göçmenlerin oluşturdukları 130 haneden yalnızca 1 hanesi kalmış ve diğerleri Ülkenin değişik illerine göç etmişlerdir.

Köyümüz 1954 yılında kadar Yerli Yapaltun, Muhacir Yapaltun olamak üzere iki mahalle ve iki muhtarlıktan oluşmaktaydı. Osmanpınarı köyü ise Yerli Yapaltun muhtarlığının bir mezrası idi. 1954 yılında iki mahallenin muhtarlıklari birleştirildi ve Osmanpınarı ayrılarak muhtarlık oldu.

1961 yılında köyümüzün adı değiştirilerek GÜMÜŞTEPE oldu."

Köyün coğrafi yapısı ve bitki örtüsü
Köy genellikle az engebelli düzlük bir yerde kurulmuştur. Köy evleri iki tepe üzerine yerleşmiştir. Daha sonra köyün nufusu arttıkça düzlüklerede evler inşa edilmiştir. Bu iki tepenin ismi muhacir mahallesinde olanı maşatlık diğeri ise tepe diye isimlendirilmiştir. Arazide bulunan engebeler güneye doğru hafif hafif yükselerek Beşparmak Tepesini oluşturmaktadır.

Köyün doğusunda Cemel, batısında Kızılcakışla, güneyinde Osmanpınarı ve Mengensofular, kuzeyinde Şarkışla ilçesi ve kuzey batısında Gürçayır bulunmaktadır. Köy ilçe merkezine 6 km. asfalt yolla bağlıdır. İç Anadolu iklimi özelliğini taşıyan köy bozkır'dır. Daha önceleri sulu tarım yapılmadığında topraktan istenilen verim alınamıyordu ancak yapılan sulama barajı ile birlikte verim artmış ve sulu tarıma geçilmiştir. Barajın faliyete geçtiği 1983 ve daha sonrası yıllarda ay çiçeği üretimi yapılmışsada bu üretim fazla sürmemiş ve pancar üretimine başlanmıştır. Halen arazinin büyük bir bölümünde pancar üretimi yapılmaktadır. Bunula birlikte son zamanlarda hayvan besiciliği ilerlemiş ve besiye uygun ahırlar inşa edilmiştir.

Köyde işbirliği
Köy sakinleri arasında bağlılık ve bir birlerine karşı saygı ve sevgileri vardır. köyün ve bireyleri ortak problemlerinde yardımlaşma ve dayanışma görülmektedir köyde "GÜMÜŞTEPE KÖYÜ S. S. KOPARATİFİ" adını taşıyan bir kuruluş gerçekleştirilmiş olup zamanla koparatif görevini yapmayınca kötü bir izlenimle kapatılmıştır.

15 Mart 1998 tarihinde köyümüz halkından olup Danimarka'da yaşayanlar tarafından GÜMÜŞTEPE KÖYLÜLERİ KÜLTÜR VE DAYANIŞMA DERNEĞİ adı altında bir dernek kurulmuş olup ilk icraat olarak köyümüze bir adet cenaze yıkama aracı ve biri muhtarlığa olmak üzere iki adette okula toplam 3 adet bilgisayar bağışlamışlardır. Yardımlarının değişik alanlarda ve artarak devam edeceğini belirtmektedirler.

Köyün konut durumu ve alt yapı
Köyde konut olarak son zamanlarda hızla eski kerpiç binalar yerine yeni beton arme binalar yapılmakta yapılan bu evlerin iç kısmı son derece güzel ve modern bir şekilde inşaa edilmektedir. 1968 yılında ozamanki adıyla YSE ilçeye giden 6 kilometrelik yolu ve 1971 yılında da köyün muhtelif yerlerine 5 adet çeşmeyi yapmıştır. TEK'de 1972 yılında köyün elektriğini getirmiştir. Sonraki yıllarda sular kapalı şebeke ile evlere alınmış şu anda ise mevcut heyet kanalizasyon için çaba göstermektedir.

Köyün sosyal yapısı ve adetler - folkloru sportif faliyetleri
Köyümüz aydın olup ileriye dönük düşünebilen insanlardan oluşmaktadır. Okumaya oldukça fazla önem verilmektedir. Çocuklarını okula gönderirken kız erkek ayrımı yapmazlar hepsinin liseyi, Üniversiteyi okuya bilmeleri için azami gayreti gösterirler. Köyümüzün geçimi tarıma dayalı olduğu için ailede herkes üzerine düşen görevi yapar. Kadın - Erkek hepsi çalışır. Daha önceleri kışın evlerde kilim dokunurdu şimdi bu adet kalkmıştır. Son zamanlarda ilçe halk eğitim müdürlüğünün köyümüzde açmış olduğu kurslara katılan genç kızlarımız Dikiş - Nakış kursiyerlik sertifikaları almış ve boş zamanlarını bu gibi el işleri yaparak değerlendirmektedirler.

Örf ve adetlerimiz ilçemizin diğer köylerinden belirli bir ayrıcalık göztermez. Genç erkekleri ve genç kızları evlendirme, şerbet içme, nışan yapma ve düğün merasimi törenleri hemen hemen bütün yörede aynı özellik taşır. Ancak daha önce düğün törenlerinde yapılan Şah donatma, Deve Yapma, Kadı yapma vb. bugün unutulmuştur. Yine unutulan başka bir adetimizde bulgur çekmedir.

Bulgur çektirecek ev, erkeklerden veya kızlardan ikişerli veya üçerli guruplar oluştururlar, gündüz ev ev gezerek akşam için gelecek olanlardan söz alır, elde çekilen bulgur otuturlar, hem işlerini yapar hem gurupşar birbirleri ile veya hep birlikte olup ev sahibine mani - taşlama gibi değişlerle sataşırlardı.

Mani söylerim altmış,
Güle sencefil katmış.
Gül yüzlü, kömür gözlüm,
Soğuk yerlerde yatmış.
Mani mani dört mani,
Üşümüşüm ört beni.
Koynunda terlemişim,
Sinende soğut beni.


Taş dönmüyor dönmüyor,
Taştan bulgur inmiyor.
Ağamın kirli karısı,
Taş durdu luk vermiyor.
Bulgurun düğürcüğü,
Severler küçücüğü.
Gitti gelirim diye,
Gelmez gavurun çocuğu.


Ayrıca düğün törenlerinde gelin baba evinden çıkarılırken sesi güzel olan genç kızlar kız anasını ağlatmak için yanık sesleri ile aşağıdaki deyişleri söylerdi. Buna gelin övmede denir.

Atladı geçti eşiği,
Sofrada kaldı kaşığı.
Büyük evin yakışığı,
Kız anam yazın böyle imiş.
Kağıt içinde kınası,
Sandık içinde valası.
Gelsin şu kızın anası,
Gelsin ağlayı ağlayı.

Biner atın iyisine,
Sürer yolun kıyısına.
Selam söylen dayısına,
Gelsin harçlığını koysun.


Gibi mani ve deyişler söylenirdi.

Sportif faliyetler olarak köyümüzün gençleri günün belirli saatlerinde toplanarak köy çayırında futbol oynamaktadırlar. Köy heyetimiz saha sorununu gidermek için yer tespiti yaparak ilgili malzemelerin teminine çalışmaktadır.

Köyün sorunları
Köyün şu anda belli başlı tek sorunu kanalizasyon şebekesinin yapılmasıdır, bunun içinde çalışmalar sürdürmektedir. Ayrıca genç arkadaşlarımız için içinde futbol, basketbol ve voleybol sahasınında içinde bulunacağı bir spor kompleksinin yapılmasıdır.


NOT: Bu bilgiler Muhsin İlyas SUBAŞI'nın hazırlamış olduğu Gümüştepe "Yapaltun" nin tarihçesi ve Rahmetli Öğretmen Ziya ÇELİK'in köy incelemesi yazılarından kaynaklanarak hazırlanmıştır.

Bu bilgiler Gümüştepe Derneğine aittir, izin alınmadan başka yerlerde kullanılamaz.

© gumustepe.dk / MB Design 2008 / Optimized for Internet Explorer